-->
Eh iste her konuda oldugu gibi elestirdigim durumun tam
ortasina yerlesip bas kahramani oldum. Ama ne yazayim? Beni yazmaya iten
genelde huzursuzluktur, ki allah bozmasin, huzurum tam bu aralar. Son alti
aydir isler sandigimdan iyi gidiyor, toparlanmayi birak, sirtimi 90 derece aciyla
diklestirip hallediyorum islerimi. Doktora zor, doktora cok zor. Bazen kufrediyorum,
turkiye’de kralice olmak varken yurtdisinin rekabet ortamlarinda omur
tuketiyorum diye ama ertesi gun paris balkonumda tramvay sesiyle beraber gelen
kruvasan ve kahve kokusu burnuma carpinca yuzum guluyor bir anda. Saka maka,
soylene soylene alistim fransiz kantonuma. Cok sukur iki tane de cok sevdigim
arkadasim var, gunler onlarla guzel. Gerisi calismak, haftasonu kacislari
ayarlamakla geciyor. Tabii bahari dort gozle bekliyorum, onumdeki konferanslari
dusununce uykularim kaciyor, 5 gun arka arkaya gunes acmayinca somurtuyorum ama
geciyor. Hah, her sey geciyor iste, en cok bunu anladim.
Sonra, annemlerden uzakta olmak ne kadar kalbimi kirsa da 'disarida' olmak bana iyi geliyor. Avrupa’nin cogu kosesine ucuz tren ve ucak biletleri,
sokaklarda istedigin gibi, istedigini giyerek ozgurce dolanabilmek guzel. Sarap
leziz ve ucuz. Peynirler muhtesem. En onemlisi de evimi cok seviyorum. Genis yatagimi,
eskimis parkeleri, yasemin kokulu mumlarimi, antika calisma masami, sandalyenin
ustune yigdigim kitaplarimi, gelen kartlari koydugum kutuyu;, yuksek tavanli,
aydinlik ve genis mutfagimi hicbir seye degismem. Belki seneye burda olurum
belki olmam diyerek daha da baglaniyorum etrafimdakilere.
Geriye donup baktigimda yine cok ozleyecegim yerlerden biri
olacak burasi, o kesin. Ayni danimarka’daki odam gibi, georgetown’daki studyom gibi,
karakoy’de her sabah ise gitmeden oturup kasarli-tost yerken cayimi
karistirdigim bufe gibi.
O yuzden gitmeden, biraz daha buyumeden, simdi hazir tam-icindeyken, onume koydugum ve her sabah uyandigimda burun buruna geldigim
karttaki gibi yasamaya bakiyorum “everything is funny…if you can laugh at it.”
Herkesin daha cok gulmesi dilegiyle.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder