14 Ocak 2013 Pazartesi

Pumpkin


Gecirdigim guzel gunleri, attigim kahkahalarin nedenlerini, basimi yastiga koydugumda aklimdan mirildandigim sarkilari ve bitmek tukenmek bilmeyen gozyaslarimi anlatacagim bir gun gelecegini umuyorum. Umabiliyorum. Artik tamamen umutsuz degilim. Neredeyse tam bir sene once yeniden baslamistim blog yazmaya. Hala yazabiliyorsam, umut var demektir. Ama nerede, tam olarak onu bilmiyorum. Yanimda kalanlar kadar, gidenlerin arkasindan bakakaldigim bir yil oldu. Hemen hemen diger yillarla ayni yani. Yine esyalarimi bir kutuya doldurup tasindim baska yollara, hayatlara. Zorlandim, heyecanlandim, guldum, yalnizliktan delirdim, sinirle etrafa sactiklarimi sakince toparlayip yerlerine geri koydum. Hayatimdaki tek sabitin elimden kayip gitmesine izin verdim, yumusacik yeni bir ele dokundum, kalbimi actim, parcalattim, parcalandim. Gozlerim dolu dolu fotograflara bakarken Istanbul'a ilk geldigimde K. ve D. ile cektirdigim fotografa kaydi gozum. Ben yine saclarimi kestirmisim, K. yine kilo almis ve D. kirmizi rujunu surmus.
Butun degisimlere ragmen, bazi seylerin ayni kaldigini bilmek guzel.






“My heart wants roots
My mind wants wings.
I cannot bear
Their bickerings.”

Hiç yorum yok: