Kitaplarla basbasa gecirdigim ve gozlerimin ekrana dogru
akmakta oldugu bir Cumartesi aksami hem mola vereyim hem de insanliga katkida
bulunayim diye arada Cenevre’de gittigim yerlerden bahsetmeye karar verdim. Su
ana kadar online olarak baktigim ve Cenevre’de gezilecek yerlerin listesi yapan
kimsenin sectiklerini begenmedim. Begenmemekten de ote, yeni hicbir sey yok.
Rehber’de ne yaziyorsa gidip aynisini yazmis insanlar. Neyse lafi uzatmadan…
Aksam cikip sabahlara kadar icme niyetinde olmadan veya
‘kafam iyi olsun burdan devam ederiz geceye’ bakis acisiyla gidilecek iki bar
onerim var.
Birincisi, daha adini gorur gormez isindigim Le Kraken.
Plainpalais’de yanyana siralanan café ve barlarin en guzeli benim icin. Bira
cesidi cok ve pahalli degil (ucuz demiyorum, ucuz kelimesini lugatlardan silin
arkadaslar, burasi Cenevre), ic dekoru muhtesem, ortam sicak ve rahat,
gelenlerin hepsi genc profesyonel tayfasindan. Cuma, Cumartesi aksamlari normal
olarak saat 9dan sonra biraz kalabalik oluyor. Barda iki bisey icip kalkicam derseniz
saat 7-9 arasi en sakin ve guzel oldugu zaman. 9’dan sonraysa yer bulmak
oldukca zor, koltuk, sandalye, somine ne varsa ustunde biri oturuyor, ayakta
muhabbet edenler kapinin disina tasiyor. Barin bulundugu bir genis oda, bir de
iceride somine, koltuklar, diger masa ve sandalyelerin oldugu diger bir genis
oda var. Alan cok buyuk degil ama mekan ferah (yerden tavana cam pencerelerin de
katkisi var sanirim).
Kisaca, Plainpalais’de ogrencilerin cok dadanmadigi,
gelenlerin tipinin ziyadesiyle duzgun olup ukala olmadigi guzide bir mekan.
Gidin, icin, muhabbet edin.
Temsili olarak soyle:
Ikincisi ise bir sarap bari. Rive'deki Soleil Rouge. Evime oldukca
yakin oldugu icin ders calistigim geceler arada mola verdigimde bana yakin
oturanlarla gidip iki-uc kadeh sarap ictigimiz bir mekan. Ortam baya rahat,
raflari sarap dolu, mahzeni andiran salonun ortasinda kocaman tahta bir masa,
masada kadehler, gunun saraplarindan 5-6 tane, saraplarin yaninda
bedava verilen tapaslar var. Sarabi kendin secip kadehe dolduruyor, muhabbete
basliyorsun. Cogu insan ayakta muhabbet ediyor, sigara icenlerin olusturdugu
bir kalabalik daim disarda. Gelenler Le Kraken’e gore yas olarak daha buyuk,
genc 30lar ve 40lar diyelim. Kravatlari gevsetmis takim elbiseli adamlar yogunlukta. Biraz tanisma ortami izlenimi aldim, her gittigimde
mutlaka kibarca iyi aksamlar dileyip adini soyleyen birkac kisiyle tanistim.
Isin guzel yani, kimse israrci degil, ilgilenmediginizi belirten bir kelime
telaffuz ettiginiz an ayni kibarlikta uzaklasiyorlar. Happy hour saatleri icin
ideal, saraplari oldukca guzel, kadehi 6-7 frank ortalama olarak – ki Cihangir’de daha kotu saraplari 20 tlden baslayan salak fiyatlarla sattiklarini
unutmamak lazim.
Simdilik burda kesiyorum ki aklim disari kaymasin, calismaya
devam edeyim.
Acisinin Istanbul’da cikmasi umuduyla, au revoir efendim.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder