Cok garip bir geceydi. Guzel, soguk, huzunlu, biraz komik.
Cenevre’ye ilk kar bu gece yagdi. Ben ilk kez bu gece
disarda cok ictim. Ilk kez eve geldigimde kulaklarimda bir cinlama var. Uzun bi
sureden sonra ilk kez karanlikta yurudum, kar yagarken. Sokak lambasinin altinda
durup yuzumu aydinliga cevirdim. Yuzum, burnum, ellerim donarken oldugum yerde
kaldim. Zaman gecti.
Iletisimsizlik cok kotu. Iletismemek yani. Ama en fenasi
konustugun halde anlasamamak. Yanlis anlasilmak, bir cukurun icinde kendini
anlatmaya calisirken caresizce debelenmek. Sonra sevdigin adamin degistigini
gormek. Iste bu noktaya kadar sabrederken burda ipler kopuyor bende. Zamaninda
hayatinin buyuk kisminda kendi hakimiyetimi gordugum insanlarin baska hayatlar
yasamasini kabullenemiyorum. Beni en iyi taniyan insanlardan birkacinin ne
facebookumda ne de baska bir sosyal medya mecrasinda olmamasi bu yuzden. Ben
onlarin hayatlarini takip ederken yoruluyorum. Genelde gorduklerim beni
onlardan uzaklastiriyor. Bu mu? diyorum. Yani boyle birsey degildi benim
sevdigim insan, neden boyle olmus. Bir zamanlar tanidigim ama hala sevdigim
kisinin aklimdaki goruntusu degistikce dengem bozuluyor. Kabullenme asamalarinin besinden
de agir agir gecmeye calisiyorum. Eger sonlandirabiliyorsam bu calismayi, o
insan hayatimda bir ani olarak kalmak uzere cikiyor. Mantigim devreye girerken
anliyorum ki X artik Y degil. Tamam. Bitti.
Ama bunu yapamiyorsam, bir asamada hala kabullenemeyip ‘X
benim sevdigim insan olarak kalmali, cunku ben boyle istiyorum, cunku degisirse
kaybolur’ diyorum. Kaybetmemek icin de donduruyorum. Iletisimsizlik.
Takipsizlik.
Prens kurbagaya hic donusmuyor bir nevi. O kendi hayatinda
neye donusurse donussun, benim anilarima sicramiyor yansimasi. Burasi benim
guvenli alanim, herkes bildigim gibi.
Butun bunlari dusunurken, bugun karaoke
yapmaya gittigimiz yerde haddinden cok iciverdim. Zaten her gozlerim doldugunda burnumun dibinde bir shot bittigi icin de kafam bi dunya olmus olabilir. Sonra sarkilar soylendi, sakalar yapildi, ickiler bitti.
Eve donus yolunda iliklerime kadar donmusken, istanbul'daki dostlarimi ozledim bir anda. D.nin evine gittigimde gozlerim sis bir sekilde
otururken bana yaptigi cay geldi aklima. Kapiyi carpip ciktigimda beni evine
buyur etmekle kalmayip onume bir sise viski koyup ‘anlat bakalim’ diyen K. yi
dusundum. Raki masasinda O.yla dertlesmek istedim. Bu liste birkac isimle daha
uzar. Zaten bir kere dusunmeye baslayinca neleri ozledigini, alkolun de etkisiyle yardiriyor insan.
Ha bu arada ben duygusal anlar yasarken, kazik kadar olmus ama aslinda bes yasinda olan sinif arkadaslarim alkolun etkisiyle maymuna donustu. Neyse ki
pidemi yanima almistim, olayi belgeleyebildim. Kisisel gulme klasorume eklemekle
kalmayip onumuzdeki haftalardaki method sunumlarimdan birinde kullanmayi dusunuyorum
bunu. Baya ciddiyim.
Iste boyle icip guldugum, gulerken gozlerimin doldugu, dolu gozlerle daha cok ictigim, karanligin bana bir kisiyi hatirlattigi ama onsuz da karanlikta hayatta kalabilecegimi kendime kanitlamaya calistigim ilk gecenin sonuna geldik.
Son demisken, ben daha yolun basindayim tabi. En basinda. Nihayetinde soyledigime geldim yine iste;
Karsinda seni sevmeyen bir insan oldugunu kabullendikten
sonra yeniden baslar hersey.
2 yorum:
Oule tabi, yeniden basliyor. Pek ozledim seni.
pek karsilikli...
Yorum Gönder