7 Ağustos 2012 Salı

A witty remark? I have two

-->
Yakinda gidiyorum. Once Midilli’ye dugune sonra da Cenevre’ye. Yeni ulke, yeni macera. Ama bundan daha onemlisi bir aydinlanmalar serisine girmis olmam (and then it hit me). Su an ne facebook’um, ne twitter’im, ne de instagram’im var. Cok degisik bir sey gordugumde ilk yaptigim sey telefona sarilip fotograf cekmek degil mesela. Aliskanliktan elim bir bos kaliyor simdi yalan degil ama fotograf cekip pitpit tweet yazacagima oturup uzun uzun bakiyorum, ne gorduysem. Dinliyorum. Okuyorum. Ve DAHASI bunlari sadece KENDIM icin yapiyorum. Kimseye gosteremeyince insan once bir afalliyor. Ama hani onay, hani like :( oluyor tabi. Lakin zamanla gercekten kendini beslemeyi ogreniyorsun. Ve bu zaman dedigim de yillar almiyor, ben mesela 3-4 gundur boyleyim ve bir kitap bitirdim. Pasaport islerimi hallettim. Sevdigim insanlari gordum, guldum, hatta tesadufen izledigim bir dizinin setine bile dahil oldum. Bu arada gece cikip alkolden yerlerde yuvarlandigim yerlerde oldu ama bunu en yakinimdan baska kimseye soylemedim. Kimseye “olm cok sarhosum”, “aman da dertten geberdim” veya “oha super egleniyorum” tribine girmedim. Icimden gelmedi. Eh, sosyal medya da yol yapmayinca ne yasiyorsam kendi kendime yasadim, gecti.

Son olarak da (aydinlanma level: intermediate), gercekten hayattaki en buyuk meziyeti televizyon izleyip bunu tweetlemek olan heriflerin ne dedigine aldirmamanin yolunu buldum. Le ignorance. Ben bunu yaparak adami dengim saymisim bir kere, hata bir. Ustune gidip laf edecek kadar iletisim kurmaya yeltenmisim, benim munasetsizligim, hata iki. Bir yaptiklarima, kendime, tipime, huyuma suyuma baktim, bir de karsimdaki adamlara. Yakismis miydi simdi bu bana. Kendimi ayipladim.

Simdi ay gibi parildadigim bir haftadan sonra onumdeki listeye bakiyorum. Gidilecek yerler, gorulecek insanlar, alinacak oyuncaklar var. Bazen heyecan, bazen korku dolu adimlarla ilerliyorum iste. Uzun zamandir ihmal ettigim tumblr'ima sardim biraz, okurken altini cizdigim cumleleri, sevdigim fotograflari koydum, bir nevi kendime online defter yarattim. Saniyorum ki ilk gozagrim olan twitter’a bir ara donerim geri ama ampullerimi yanima alarak. Gereksiz insanlari siz deyin guzellikle ben diyeyim kapici tekmesiyle hayatimdan uzaklastirdim.

Hayat degisik bir guzellikte su an. Sevdigim herkese de aynisini dilerken, digerlerine hakettiklerini bulmalari yonunde temennim. Opuyorum gozlerden, yanaklardan. Sosyal medyadan ve vasifsiz heriflerden uzak kalmaniz dilegiyle.

Hiç yorum yok: