Donup dolasip ayni yaziyi okuyorum. Ayni gunu yasiyorum
sanki. Halbuki aylar gecmis ustunden, baska bir ulkenin baska bir sehrinde, cok
alakasiz problemleri olan bir insanim. ‘Sanki bir fay kirigi olustu icimde’
demistim. Hala onun ustunden atlayarak yasiyorum hayati. Gece gorusum iyi
olmadigindan en cok da yine geceleri dusuyorum o karanliga, sonra sabaha kadar
tirmanadur aydinliga cikmak icin.
Guven dedigin sey her turlu hassas nesneyle
ozdestirebilecegin bir duygu. Kirildi mi olmuyor iste, ne geri goturebiliyorsun
ne yenisini alabiliyorsun. Sonra hayat devam ediyor bir sekilde. Her gun
aglayamazsin, hatta gulmeye bile basliyorsun bir yerden sonra ama bosluk oldugu
gibi duruyor. Aklinin bir karanlik noktasina takilmana bakiyor dusus. Sonra hoop
bir bakmissin yine ayni yerdesin.
Ben yani, ayni yerdeyim aslinda.
Cok zorlandigim seyler var burda. Derslerden tut,
yalnizliktan dem vur, is yukunden bahset falan filan. Hepsini daha once gorduk,
bir sekilde geciyorlar elbet ama icim…
Umudum yok yahu. Umudu olmaz mi insanin? Daha 25 yasindayken
biter mi bu meret?
Bitebiliyormus.
Her birini en sevdigim kitaplarin sayfalari arasinda ozenle
kuruttugum cicekleri, filmvari bir sekilde denize birakirken kendimden bir parca
da gittigini bilmeliydim aslinda. Oysa ki ben hala ellerimdeki bosluga bakip
sasiriyorum. Sirf bu saskinliktan kacmak icin kosuyorum, yuruyorum
kilometrelerce, en sevdigim sarkilari dinliyorum, kahve iciyorum zevkle, resim
yapiyorum. Genel olarak yasiyorum iste. ‘Oh be’ bile diyorum oturdugum zaman.
Iyi ki gelmisim, iyi yapmisim. Ama durursan dusersin ya… Oturdugum yerden
tekrar kafami kaldirdigimda aylar oncesine geri donuyorum. Buz gibi havada
sahilde oturmus parmaklarimi kuma gecirirken yuzumu kis gunesiyle isitiyorum. Yanimda
umut.
‘Istanbul’da boyle bir yer oldugunu bile bilmiyordum. Ne guzelmis.’
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder